HAKKIMIZDA

1994 yılında babasının kuyumcu dükkânında başlamıştır hikâyesi. Hesabı, altının hasını, işçiliği burada öğrenir. Yıllar geçer, okul biter, baba tezgâhına elveda deyip kurumsal hayata atılır. Vakti oldukça gider babasının mağazasına, yamacına erişir yaldızlı vitrininin, nesline yaraşır modern takılarını eşeler. Paslanmaz, tortu tutmaz o ölümsüz altın yaldızlara her baktığında içi ezilir. Bir gün dayanamaz, fısıldar altın yaldızlara: Henüz toyum, kendi tezgâhımı kuramayacak kadar toy ama söz şimdilik vitrinim gerdanım olacak, bileklerim hizmetinde, halkaların ile şenlendireceğim parmaklarımı, tatlı hışırtıların kulağımda birer küpe, elbet bir gün kuracağım vitrinimi.
Bu yolda ilk adımı, izinli günlerinde kurumsal hayatta kazandığı parası ile Kapalı Çarşı atölyelerini turlayarak atar. Aradığı naif, ince ve sade tasarımlı modelleri kıyısında köşesinde de olsa nihayetinde oralarda bulur. Ufak ufak babasının vitrinine dizmeye başlar. Ahi kültüründen gelen, gelenekçi baba, kızının bu çabasını hayretle izler. Kim alacak tartıda hafif, sade bu modelleri diye düşünüp içlenirken bir de bakar ki Aslı’sının parçaları yavaş yavaş satılmakta... Zamanla müşteri profilleri değişir, gencecik kızlar mağazanın kapısını aşındırmaya başlar. Takılar satıldıkça yerine yenileri konur ve gün gelir Küçükyalı ona yetmez olur, karar verir caddelere açılmaya. “Kübra Kuyumcusu” yeni nesil dokunuşu ile “Lim” olur. Lim’in tasarımları elbet Suadiye ile de sınırlı kalmayacaktır...